Paylasimtreni


+ Paylasim Treni | simple machines forum smf.gen.tr ödüllü seo webmaster yarisması » İslamiyet » Dinimizi Ögrenelim (Moderatör: EsrimE)
 Ahiret gününe iman

Kullanıcı Adı: Beni Hatirla
Şifre:
Yeni Konu Başlat Sayfa: 1 2 [3] 4   Yukarı git
Konu: Ahiret gününe iman  (Okunma Sayısı 427 defa) Seçenekler
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
« Yanıtla #16 : 03 Haziran 2007, 02:31:42 »

BeyazGolge

Ziyaretçi
Ynt: Ahiret gününe iman

Cennetteki en büyük nimet
Sual: Cennet nimetleri yalnız bedene mi olacaktır? Allah’ı dünyada gören olmuş mudur? Ahirette herkes görecek midir? Çok kimse ben görmediğime inanmam diyor.
CEVAP
Cennet nimetlerini, lezzetlerini yalnız bedenin lezzeti zannetmek yanlıştır. Dünyada yükselmeye başlayan bir ruh, bedenden ayrılınca, kıyamete kadar, her an, yükselmeye devam eder. Cennette beden, sonsuz kalabilecek evsafta dünyadakinden bambaşka özellikte var olacaktır. Yükselmiş olan ruh, bu ceset ile birleşerek kıyamet hayatı başlayacaktır. Cennette, bedenin ve ruhun çok farklı nimetleri, lezzetleri olacaktır. Yüksek olanlar, Cennette de ruhun lezzetlerine önem vereceklerdir. Ruhun lezzeti, bedenin lezzetlerinden çok farklı ve çok fazla olacaktır. Ruhun lezzetlerinin en tatlısı, en yükseği de, Allahü teâlâyı cemal sıfatı ile görmek olacaktır.

Cennet lezzetlerinin tadını alabilmek için, önce acı, sıkıntı çekmek lazım değildir. Çünkü, Cennetteki bedenin yapısı, dünyadaki gibi değildir. Dünyadaki beden, yok olacak bir halde yaratıldı. Takriben yüz sene dayanacak kadar sağlamdır. Cennetteki beden ise, sonsuz kalacak, hiç yıpranmayacak sağlamlıktadır. Aralarındaki benzerlik, insan ile, aynadaki hayali arasındaki benzerlik gibidir. İnsan aklı, kıyametteki varlıkları anlayamaz. Akıl, his organları ile duyulanları ve bunlara benzeyenleri anlayabilir. Cennet nimetlerini, lezzetlerini, dünyadakilere benzetmek, onlar üzerinde mantık, fikir yürütmek insanı, yanlış sonuçlara götürür. Bilinmeyen şeylerin, bilinen şeylere benzetilmesi bâtıldır.

Allahü teâlâyı, dünyada baş gözü ile görmek caiz ise de, kimse görmemiştir. Peygamber efendimiz Miracda ahirete giderek görmüştür.

 
Logged
Robot Moderatör
Anahtar Kelime
*****
Offline Pasif

Mesajlar: 52365


View Profile
Re: Ahiret gününe iman
« Posted on: 10 Ocak 2009, 07:12:31 »

 
      uyari
Merhaba ziyaretçi. Öncelikle sitemize hoşgeldiniz. Sitemizden daha fazla yararlanmanız için sitemize üye olmanızı öneririm.

giris  kayit

Ahiret gününe iman oyunu , oyunu indirAhiret gününe iman , programı , programı indir ,Ahiret gününe iman ile ilgili konulari, Ahiret gününe iman download, Ahiret gününe iman izle, dizle, seyret, indir Ahiret gününe iman videosu, Ahiret gününe iman msn eklentisi, sarki sözleri Ahiret gününe iman hikayeleri, hikayesiAhiret gününe iman resimleri, Ahiret gününe iman seyret,dinle,izle,online izle bedava ödev indir, msn eklentisi, şarkı sözleri, mp3, dizi,şarkı, avatar, internet, Öss, Eğitim, Kpss, Üniversite,

Logged
« Yanıtla #17 : 03 Haziran 2007, 02:32:56 »

BeyazGolge

Ziyaretçi
Ynt: Ahiret gününe iman

Cinler de Cennete girecek mi?
Sual: Cinleri inkâr eden kâfir olur mu? Cinler de Cennete girecek midir?
CEVAP
Cinler, çeşitli şekillere girebilecek kabiliyettedir. Müslümanları ve kâfirleri vardır. Dine uymakla mükelleftirler. Varlıkları, Kur’an-ı kerim ve hadis-i şeriflerle sabittir. İnkâr eden dinden çıkar. Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
(Ben cinleri ve insanları, ancak bana ibadet etsinler diye yarattım.) [Zariyat 56]
(Cehennemi insan ve cinlerle dolduracağım.) [Hud 119, Secde 13]
(Hani, cinnilerden bir grubu, Kur’an-ı kerimi dinlemek üzere sana sevk etmiştik.) [Ahkaf 29]

İbni Mesud hazretleri bildiriyor:
“Bir gece Resulullah, bizimle beraberken aramızdan kayboldu. Her yeri aradık, bulamadık. O geceyi endişe içinde geçirdik. Sabah olunca, Hira tarafından gelirken gördük. “Ya Resulallah, sizi aradık” dedik. (Bana cinlerden bir davetçi geldi. Onunla beraber gittim. Onlara Kur’an-ı kerim okudum) buyurdu.” (Tefsir-i Kurtubi)

Bir hadis-i şerifte de, (Ezan okurken sesini yükselt! Çünkü, ezan okuyanın sesini işiten bütün insan ve cinler, Kıyamette ona şahitlik ederler) buyuruldu. (Buhari)

Cinlerin kâfirleri, bütün âlimlere göre, Cehenneme gidecektir. Mümin cinler hakkında ise, değişik kaviller vardır:
1- İnsanlar gibi muamele görecektir.
2- Cehenneme girmeyecek, fakat toprak olacaktır.
3- Cennetin “Rabad” denilen yerindedir. Dünyadakinin tersine; insanlar onları gördüğü halde, onlar insanları göremeyecektir.

Cinler defalarca Peygamber efendimizin huzuru şeriflerine gelip kendisini dinlemişlerdir. Resulullah onlara, Rahman suresini tebliğ niyetiyle okumuştur. (Ey insanlar ve cinler, Rabbinizin hangi nimetini inkâr edebilirsiniz) ifadesi bulunan âyet-i kerimeden sonra, (Rabbimizin hiçbir nimetini inkâr etmeyiz, ey Rabbimiz sana hamd olsun) demişlerdi. Bu sure, onların da dini emir ve yasaklarla mükellef olduğuna delalet eder. Çünkü bu sure, “Sekaleyn”e [insan ve cinne] hitap etmektedir. Kur’an-ı kerim âyetleri ve hadis-i şerifler; onların da mükafat ve ceza için haşr edileceklerine delalet etmekte, müminlerinin Cennete, kâfirlerinin de Cehenneme gidecekleri anlaşılmaktadır.

İmam-ı Buhari buyuruyor ki:
Cin suresinin (Hakikaten biz, hidayet rehberi olan Kur’an-ı kerimi dinleyince, Ona iman ettik. Rabbine iman eden, bahs’tan ve rehak’tan korkmaz) mealindeki 13. âyet-i kerimesindeki “bahs”, mükafatın eksik verilmesi; “rehak” da hak etmediği cezayı görmek, demektir. Bu âyet-i kerime, onların iyiliklerine karşılık mükafatlarının eksiksiz verileceğine ve günahlarına karşı fazladan ceza görmeyeceklerine delalet eder. (Avn-ül-mürid)
 
Logged
« Yanıtla #18 : 03 Haziran 2007, 02:33:47 »

BeyazGolge

Ziyaretçi
Ynt: Ahiret gününe iman

Kâfir çocukları Cennete girecek mi?
Sual: Akıl baliğ olmadan önce ölen kâfir çocukları, Cennete girecekler mi, girmeyecekler mi?
CEVAP
Bu konuda, İslam âlimleri yedi farklı kavil bildirmişlerdir. Bunlar şöyledir:

1- Akıl-baliğ olmadan ölen kâfir çocukları, Cennete girer. Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
(Cennette İbrahim aleyhisselamın etrafında çocuklar dolaşır. Bunların içinde müşriklerin küçükken ölen çocukları da bulunur.) [Buhari]

(Rabbimden, müşrik çocuklarını bağışlamasını diledim, kabul edip Cennete soktu.) [E.Nuaym]
(Her çocuk İslam fıtratı üzere [İslam’a elverişli olarak] doğar.) [Buhari]

2- Kâfir çocukları Cennette müminlere hizmetçi olur. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Rabbimden, küçükken ölen müşrik çocuklarının Cennette müminlere hizmet etmelerini istedim, kabul etti.) [Hakim-i Tirmizi]

(Müşriklerin çocukları Cennet ehlinin hizmetçileridir.) [Taberani]

3- Ana babalarına tâbi olur. Ana babasından biri, Cennete giderse, çocuk da Cennete gider. İkisi de Cehenneme giderse, çocukları da Cehenneme gider. Küçükken ölen müşrik çocuklarının ahiretteki durumları sorulunca Resulullah efendimiz (Babalarına tâbidirler) buyurdu. Hiçbir amel işlemeden nasıl babalarına tâbi olur denilince, şöyle buyurdu:
(Büyüseydiler, ne amel işleyeceklerini Allah elbette bilir.) [Ebu Davud]

İki hadis-i şerif meali de şöyledir:
(Müşrikler de, çocukları da Cehennemliktir.) [İ.Ahmed]
(Kız çocuğunu diri diri gömen de, gömülen de Cehennemdedir.) [Ebu Davud]

[Günahsız çocuğun Cehenneme gideceği yedi kavilden biridir. Kendi aklına göre bu hadis-i şeriflere uydurma diyen kimse, hadislerin ve kavillerin ne olduğu bilmeyen cahildir. Farklı hadis-i şeriflerden dolayı farklı mezhepler meydana çıkmıştır. İmam arkasında Fatiha okumak Şafii’de farz iken Hanefi’de harama yakın mekruhtur. İki hükmün birbirine bu kadar zıt olması, Resulullah efendimizin farklı bildirmesindendir. Peygamber efendimiz de, ümmetine rahmet olması için farklı bildirmiştir. Bunun için bir kişi kendi mezhebine göre yapamadığı işi, sıkıntı olunca başka hak mezhebe göre yapmakta, farklı kavildeki rahmetten istifade etmektedir.]

4- Kâfirlerin çocukları, büyüseydi mümin veya kâfir olacaktı. Bu ise ilm-i ilahide bilindiğine göre, hüküm de ona göredir. Yani kâfir olacaklar Cehenneme, Müslüman olacaklar ise Cennete gider. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Akıl-baliğ olsalardı, ne amel işleyeceklerini Allah elbette bilir.) [Buhari, Müslim, Nesai]

5- Cennete de, Cehenneme de girmez. Araf denilen bir yerde kalır. Fakat burası da devamlı değildir. Çünkü kıyamette Cennet ile Cehennemden başka yer yoktur. Hatta, (Ahirette imtihan olurlar, kazananlar Cennete, kaybedenler Cehenneme gider) diyen âlimler de olmuştur.

6- Kâfir çocukları toprak olacaktır. Cennete gitmek için imanlı olmak, Cehennemde ebedi kalmak için de imansız olmak şarttır. Kâfirlerin çocukları ne imanlı, ne de imansızdır. Bunlar yok olacaktır. Dağ, orman, mağara veya çölde yaşayıp da dinden haberi olmayanlar da, imanlı olmadıkları için Cennete girmez, Allah’ı, Cenneti, Cehennemi duymadığı ve inkâr etmediği için Cehenneme de girmez, hayvanlar gibi yok edilir.

7- Bazı âlimler, farklı hadisi şerifler karşısında susmuşlar, bir şey dememişlerdir. [Bu bilgiler, (Mektubat-ı Rabbani, Feraid-ül fevaid ve Tac gibi muteber eserlerden alınmıştır.]

Dağda, çölde yaşayıp da Peygamberleri işitmemiş olana "Şahik-ul-cebel" denir. Bunlar mazurdur. Peygamber gelmemiş hükmündedir. Bunların, peygamberlere inanmaları, emrolunmadı. Bunlar için Kur'an-ı kerimde, İsra suresinin on beşinci âyetinde, (Peygamber göndermeden önce, azap yapmayız) buyuruldu. (İsbat-ün-nübüvve)

İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:
(Bazı âlimler, insanların akıl ile Allahü teâlânın varlığını, birliğini bilmelerinin gerektiğini bildirdiler. Allahü teâlâ, aklı, hakkı bâtıldan ayırmak için yaratmışsa da, akla hak yol bildirilmedikçe akıl, bunu yalnız başına bulamaz. Peygamberleri duymamış kimse, ahirette kabahati kadar mahşer yerinde azap görecek, herkesin hakkı verildikten sonra, bütün hayvanlar gibi yok edilecektir.) [1/259]
 
Logged
« Yanıtla #19 : 03 Haziran 2007, 02:34:10 »

BeyazGolge

Ziyaretçi
Ynt: Ahiret gününe iman

Cennette evlilik vardır
Sual: Cennette evlilik var mıdır?
CEVAP
Evet vardır, ama nasıl olduğu belli değildir. Çünkü orada nefs yoktur. İslam âlimleri buyuruyor ki:
Dünyada olan şeyler birer görüntüdür. Her görüntünün bir de aslı olur. Asıl olmadan görüntü meydana gelmez. Dünyadaki şeylerin hepsinin asılları, gerçekleri Cennette vardır.

Bir kimse rüyada çeşitli meyveler yese, uyanınca bunun gerçek olmadığını anlar. Cennete giden insan da, dünyadaki şeyleri böyle hayal gibi görür, hakiki şeylere kavuşur. Dünyadaki şeyler, Cennettekilerin gölgesi, sureti gibidir. Hadis-i şerifte, (İnsanlar uykudadır, ölünce uyanırlar) buyuruldu. Ölüp ahirete gidince dünyadakiler, rüyada görülenler gibi olacaktır. Bir hadis-i şerif meali:
(Cennet nimetleri ile, dünyadakiler arasında yalnız isim benzerliği vardır.) [Beyheki]

İki günü aynı olan ziyandadır buyuruluyor. Ahirette de her gün nimetler artacaktır. Her gün aynı şeylerden farklı ve daha fazla zevkler alınacaktır. Yine her gün farklı şeylerle, farklı nimetlerle karşılaşılacaktır. Allahü teâlânın gücünden şüphe edilmez. İnsan, bilmediği şeyleri, bildiği ile mukayese etmeye çalışıyor. Halbuki bilinmeyen şey, bilinen şeye kıyas edilmez. Hadis-i şerifte buyuruluyor ki:
(Dünya, ana rahmine göre Cennet, Cennete göre ise çöplük gibidir.) [M.Name]

Çöplükle Cennet mukayese edilir mi? Ana rahmindeki bir çocuğun, nasıl ki, dünyaya gelip, çeşitli olaylara karşılaşacağını bilmesi mümkün değilse, Cennete gidecek müminin de, orada kavuşacağı nimetleri bilmesi mümkün değildir. Bir hadis-i şerif meali şöyledir:
(Cennette işitilmeyen ve hayâl bile edilemeyen nimetler vardır.) [Müslim]

Evliliğin de hakikisi orda olacaktır. Herkese eşi, çok güzel görünecektir. Benim eşimden daha güzeli, daha yakışıklısı yok diyecektir. Orada diğer zevkler gibi, evlilik zevkleri her gün artacaktır. Sonsuza kadar böyledir. Cennette evliliğin olacağı âyet-i kerime ve hadis-i şeriflerle sabittir. Kur’an-ı kerimde iyilere verilecek nimetler bildirilirken mealen buyuruluyor ki:

(Bunun yanı sıra biz onları, sürmeli gözlü [ceylan gözlü] hurilerle evlendiririz.) [Duhan 54]

(Biz ceylan gözlüleri, defterleri sağdan verilenler için yeniden yarattık; onları bakire, eşlerine düşkün ve hepsini aynı yaşta kıldık.) [Vakıa 35-38]

(İçlerinde huyu güzel, yüzü güzel kızlar vardır.) [Rahman 70]

(Takva sahipleri için bahçeler, üzüm bağları, tomurcuk göğüslü aynı yaşta kızlar, içecek dolu kâseler vardır.) [Nebe 31-34]

(Yanlarında güzel bakışlarını yalnız onlara tahsis etmiş, iri gözlü eşler vardır. Onlar, gün yüzü görmemiş bembeyaz yumurta gibidir.) [Saffat 48-49]

Hadis-i şeriflerde de buyuruluyor ki:
(Rabbine itaat edip, kocasının hakkını ödeyen, ona hıyanet etmeyen kadınla şehit arasında, bir derece fark kalır. Kocası güzel ahlaklı bir mümin ise, onun kocası olur. Kocası uygun birisi değilse, Cennette Allahü teâlâ onu bir şehitle evlendirir.) [Taberani]

(Şehit, Cennette bir huri ile evlendirilir.) [İ. Ahmed]

(Cennet kızlarından biri dünyaya gelse, yerle gök arası güzel koku ile dolar ve ikisinin arasını aydınlatırdı.) [Buhari, Müslim]

Çocuk veya bekâr olarak ölenler de Cennette evlenecektir. Herkes aynı yaşta olacaktır.
 
Logged
« Yanıtla #20 : 03 Haziran 2007, 02:35:36 »

BeyazGolge

Ziyaretçi
Ynt: Ahiret gününe iman

Soğuk Cehennem (Zemherir)
Sual: Ateistler, “İslamiyet sıcak bölgede olduğu için insanlar ateş ile korkutulmuştur. Kutuplarda gelseydi, soğuk azaplardan bahsedilirdi. Şimdi din kitaplarında niye soğukla azaptan bahsedilmiyor” diyorlar. Bazı kimseler de “Şeytan ateşten yaratıldığı için Cehennem ateşi onu yakamaz, onun için şeytan, açıkça meydan okuyor” diyorlar. Yine bir zat da, “Kâfir, yaptığı kötü amellerle cezayı hak etmiş ise de, bu amellerinin cezasını çektikten sonra, zamanla ateş ile ülfet peyda eder ve artık ateş ona azap edemez” diyor. Bu konuda dinimizin hükmü nedir?
CEVAP
Önce şunu bilmek gerekir. Allahü teâlânın kudreti sonsuzdur. Kudreti sınırlı olan ilah olamaz. Allahü teâlâ kâfirlere azap etmekten aciz değildir. Kâfirlerin azapları hafiflemez, aksine artar. Bu konudaki âyetlerden birkaçının meali şöyledir:
(Onların azapları hiç hafifletilmez.) [Bekara 86]
(Orada temelli kalırlar, azapları hafifletilmez ve geciktirilmez.) [Al-i İmran 88]

(Allah’ın, meleklerin ve bütün insanların laneti kâfir olarak ölenlerin üzerinedir. Lanette temelli kalırlar, azapları da hafifletilmez ve geciktirilmez.) [Bekara 162]

(Onların azapları hafifletilmez ve tehir de edilmez.) [Nahl 85]
(Kâfirler öldürülmez ki ölsünler, Cehennem azabı da biraz olsun hafiflemez.) [Fatır 36]

(Ateşte olanlar, Cehennemin bekçilerine: “Rabbinize yalvarın da hiç değilse bir gün, azabımızı hafifletsin” derler. Halbuki kâfirlerin yalvarması boşunadır.) [Mümin 49,50]

(Orada devamlı kalırlar, azapları hafifletilmez, kurtuluş ümitleri de yoktur.) [Zuhruf 75]

Cehennem azabı sadece ateş değildir. Birçok azap çeşitleri vardır. Birkaçı şöyledir:
1- Soğukla azap,
2- Yılan akrep gibi hayvanların sokması,
3- Başına topuzlarla vurmak,
4- Aç bırakmak,
5- Zakkum yedirerek bağırsakları parçalamak,
6- Vücutları büyültülerek azabın şiddetlendirilmesi,
7- İrinli su içirmek,
8- Gayya kuyusuna atmak,
9- Uçurumlardan yuvarlamak,
10- Zifiri karanlıkta azap,
11- Büyük azap veren pis kokulara maruz bırakmak,
12- Azapların her gün katlanarak çoğaltılması,
13- Sonsuza kadar azap edilmesi.

Kadı zade Ahmed efendi buyuruyor ki:
Cehennemde bir yere Zemherir denir, yani, soğuk Cehennemdir. Soğukluğu pek şiddetlidir. Bir an dayanılmaz. Kâfirlere, bir soğuk bir sıcak, sonra soğuk sonra sıcak Cehenneme atılarak, azap yapılacaktır. (Amentü şerhi)

Cehennemde çok soğuk Zemherir azapları bulunduğu, Kimya-i saadet ve Dürret-ül-fahire kitabında yazılıdır. Buhari, Müslim, İbni Mace ve diğer hadis kitaplarında, yazın sıcaklığı sıcak Cehennemin nefesinden, kışın soğukluğu da zemherir Cehennemin nefesinden olduğu bildiriliyor. Reşahat kitabında deniyor ki: Zemherir denilen soğuk Cehennemin azabı çok şiddetlidir.

İlk insan topraktan, diğer insanların bedenleri toprak maddelerinden meydana geldi. Ama insan, et, ve kemiktir, toprak değildir. Şeytan da ateş ve havadan yaratılmışsa da ateş ve hava değildir. (Eşbah)

Allahü teâlânın, şeytana soğuk Cehennemde de, sıcak Cehennemde de azap etmeye elbette gücü yeter. Aciz insanın yaptığı demir testere demiri kestiği gibi, ateş de ateşi yakar. Bugün fen ilmine vakıf olanlar, cisimlerin elementlerden meydana geldiğini bilir. Mesela, yanıcı hidrojen gazı ile yakıcı oksijen gazının terkibiyle su meydana gelmektedir. Su ise, kendini meydana getiren oksijen ve hidrojene hiç benzememektedir. İnsan topraktan, cin ve şeytan da ateş ve havadan yaratıldığı halde, yaratılış maddelerine benzemez.

Kur’an-ı kerimin bir çok yerinde, (Ve hüve ala külli şey’in kadir = Onun her şeye gücü yeter) buyuruluyor. İki âyet-i kerime meali şöyledir:
(Göklerin ve yerin hükümranlığının Allah’ın olduğunu elbette bilirsin. O dilediğine azap eder, dilediğini bağışlar. Allah her şeye kadirdir.) [Maide 40]

(Allah, sana bir sıkıntı verirse, Ondan başkası gideremez. Sana bir iyilik verirse, onu başkası engelleyemez. O, her şeye kadirdir.) [Enam 17]

Cehennem azapları çeşit çeşittir. Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
(Yakıtı insan ve taş olan ateşten sakının. O ateş kâfirler için hazırlanmıştır.) [Bekara 24]

(Zakkum ağacı, günahkârların yemeğidir. O, karınlarda maden eriyiği gibi, suyun kaynaması gibi kaynar. “Suçluyu yakalayın, Cehennemin ortasına sürükleyin, sonra başına azap olarak kaynar su dökün” denir.) [Duhan 43-50]

(Elbette zakkum ağacından yiyeceksiniz. Karınlarınızı onunla dolduracaksınız; kaynar sudan içeceksiniz; susamış develerin suya saldırışı gibi içeceksiniz. İşte ceza gününde onlara sunulacak ziyafet budur!) [Duhan 52-56]

(Cehennemde ona irinli su içirilir! O suyu yudumlar, ama yutamaz. Ölüm [öldürücü azap] ona her yönden gelirse de, ölüp kurtulamaz, arkasından çetin bir azap gelir.) [İbrahim16,17]

(Âyetlerimizi inkâr edenleri ateşe sokarız; onların derileri yandıkça, daha fazla acı duymaları için derilerini değiştiririz. Allah güçlü ve hakîmdir!) [Nisa 56] {Onların derileri değişmese de Allahü teâlânın azap etmeye gücü yeter. Ancak yeni deriler yaratarak azap edecektir.}

(Onların azaplarını kat kat artıracağız.) [Nahl 88] {Cennette, müminlere nimetleri her gün kat kat artırıldığı gibi, Cehennemde de kâfirlere her gün azapları katlanır. Katlanarak çoğalan azaplar sonsuza kadar böyle devam eder. Bu Allahü teâlâ için güç bir şey değildir. Ol demesi yeterlidir.}

(Kendinizi ve ailenizi, yakıtı insan ve taş olan ateşten koruyun.) [Tahrim 6] {Düşünün, taşı yakan ateş, deri ile ülfet mi kurar?}

Bu âyeti dinleyen bir genç, bu nasıl taş diye sorunca, Resulullah efendimiz, (O taşlardan biri bir dağ üstüne atılsa, bütün dağlar [bütün dünya] kül olur) buyurdu. (İbni Ebiddünya)

Yukarıdaki âyet-i kerimeleri açıklayan hadis-i şeriflerden bazıları şöyledir:

(Kâfirler, Cehennemde isteklerinin hiç birisi karşılanmayınca, “Ya Malik, Rabbin hiç değilse canımızı alsın” derler. O da “Siz ölmeden, hep böyle azapta kalacaksınız” der.) [Tirmizi] {Zuhruf suresinin 77, Mümin suresinin 49,50 âyetleri de aynı mealdedir.}

(Cehennemliklere ateş dokununca, yakıp kömür eder.) [Müslim]
(Cehennemden bir damla su gelse, dünyayı zehir eder.) [Beyheki]

(Cehennem yılanının soktuğu kâfirin bütün etleri dökülür. Cehennem akrepleri kâfiri soktuğunda, zehrinin acısı, Cehennem ateşini unutturur.) [Hakim]

(Cehennem halkının yiyeceği olan zakkumdan bir damla, sulara karışsa, hepsini zehirler, içilmez hale getirir. Ya bütün yiyecekleri zakkum olanların halini düşünün.) [Hakim, Tirmizi]

(Cehennemde yılanın soktuğu kimse, 70 yıl acısını çeker.) [İ. Ahmed, Taberani, Hakim]
(Cehennemin demir topuzu ile, bir dağa vurulsa, dağ parçalanır kül haline gelir.) [Hakim]

(Cehennemden birisi dünyaya gelse, onun korkunç görünüşü ve saçtığı pis kokudan herkes ölür.) [İbni Ebiddünya]

(Kâfirin bir dişi, Uhud dağı kadar büyük olacaktır.) [Müslim]
(Kâfirin iki omuz arası at ile gidilen üç günlük yol kadar uzun olacaktır.) [Buhari]

Yukarıdaki âyet-i kerime ve hadis-i şerifler, Allahü teâlânın her şeye gücü yeteceğini, azap etmekten aciz olmadığını, kâfirlere, artırarak sonsuza kadar çeşitli şekillerde azap edeceğini göstermektedir. Bazı şeylere güç yetiremeyen, ilah olamaz. “Deri ateşle ülfet eder, artık ateş yakmaz” sözü eğer ilhamla söylenmişse, söyleyen mazur olur, ancak ona uyanlar ve inananlar felaketten kurtulamaz. Çünkü ilham dinde senet değildir.
 
Logged
« Yanıtla #21 : 03 Haziran 2007, 02:36:08 »

BeyazGolge

Ziyaretçi
Ynt: Ahiret gününe iman

Kâfirler Cehenneme girmeyecek mi?
Sual: Bir arkadaş milletine hizmet eden bütün kâfirler Cehenneme girmez dedi. Yanlış değil mi?
CEVAP
Müslüman olmayanların yani bütün kâfirlerin Cehenneme gireceğini Allahü teâlâ bildiriyor. Bunu günlük işlerdeki örneklerle açıklayalım: Mesela, Türkistanlı bir Türk Türkiye’ye gelse; Türk vatandaşlığına kabul edilmediği sürece, profesör olsun, Edison gibi bilim adamı olsun, Türk vatandaşına tanınan haklardan faydalanamaz. Mesela oy kullanamaz, milletvekili olamaz. Çünkü T.C. vatandaşı değildir. Vatandaş olmayan, bu haklara sahip olamaz. Allahü teâlâ da Cennete girmek için, mümin olma şartını koymuştur.

Bir Türk resmi dairedeki bir memurun yanına gelip, ona günlerce yardım etse, ay sonunda o Türk’e bir kuruş para verilmez. Halbuki o dairedeki herhangi bir personel, çok az çalışsa, hatta izinli olsa da, ay sonunda maaşını alır. Çünkü bu personelin o dairede kaydı vardır. Başka kimselerin o dairede kayıtları bulunmadığı için, çalışmaları nazarı itibara alınmaz. Mümin olan; suç ve günah işlese de, iman kaydı bulunduğu için Cennete gider. İman kaydı bulunmayan kâfir de, yararlı işler yapsa da Cehenneme gider.

Hacca veya bazı ülkelere giderken pasaport istenir, pasaportsuz olan o ülkeye sokulmaz. İman pasaportu [müslüman] olmayan da, ister Nobel ödülü alsın, ister elektrik ampulünü bulsun, isterse dünyanın her yerine yol, çeşme, cami yaptırsın, onun hiçbir iyiliğine sevap verilmez ve Cennete giremez.

Cennetin sahibi Allahü teâlâdır. Cennete girmek için, faydalı iş yapmayı değil, önce Müslüman olma şartını koymuştur. Müslüman değilse, iyi işleri faydasızdır. Ama Müslüman çok günahkâr olsa, hatta günah işlerken, zulmen öldürülse şehid olur. (Fetava-i Hayriyye 1/16, Redd-ül Muhtar 2/253)

Müslüman olmayanların hiçbir iyiliğine sevap verilmez. İmam-ı Rabbani hazretleri buyuruyor ki:
(Ahirette Cehennemden kurtulmak, yalnız Muhammed aleyhisselama uyanlara mahsustur. Dünyada yapılan bütün iyilikler ve keşifler, Onun yolunda bulunmak şartı ile ahirette işe yarar. Ona uymayanın yaptığı her iyilik dünyada kalır, ahiretinin yıkılmasına sebep olur.) [Müjdeci Mek. 184]

İyi işlere, ibadetlere sevap verilebilmesi için, düzgün iman sahibi olmak gerekir. Bid’at ehli bile, Müslüman olduğu halde, ibadetlerine sevap alamaz. Nerede kaldı ki, gayrı müslimler, iyiliklerine sevap alıp da Cennete girsin.

Bir profesör, insanlığa faydalı çok eserler yapsa; fakat çeşitli insanları suçsuz yere öldürse, hırsızlık etse, yaptığı iyiliklere bakılmadan, bulunduğu devletin kanunlarına göre cezası ne ise verilir. Hak teâlâ da, imansızlıktan, yani küfürden başka günahları, dilerse affedeceğini; fakat kâfirliği, yani gayrı müslim olmayı asla affetmeyeceğini bildirmektedir. Müslüman olmayan herkes gayrı müslimdir, yani kâfirdir. Kâfirin de yaptığı hiçbir iyiliğin, Allah katında kıymeti yoktur. Hatta cami, çeşme yaptırsa, namaz kılsa, oruç tutsa hiç kıymeti olmaz. Allahü teâlânın sözüne müslüman inanır.
Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
(Allah şirki [her çeşit kâfirliği] affetmez.) [Nisa 48]
(Kâfir olarak ölenlerin işleri, dünyada da, ahirette de boşa gider.) [Bekara 217]

(Kâfirlerin [iyi olarak] yaptığı bütün işler, kıyamette boşa gider.) [Tevbe 17]
(İmansızın ameli boşa gider.) [Maide 5]
(Kâfirlere ahirette yalnız Cehennem vardır. Emekleri boşa gider.) [Hud 16]

Resulullah efendimizin sözlerine de ancak müslüman inanır. Hadis-i şeriflerde de buyuruldu ki:
(Cennete ancak Müslüman girer.) [Buhari]
(İmanı olmayan Cennete girmez.) [Tirmizi]
(Bana inanmayan Yahudi ve Hıristiyan, mutlaka Cehenneme girecektir.) [Hakim]
 
Logged
« Yanıtla #22 : 03 Haziran 2007, 02:37:03 »

BeyazGolge

Ziyaretçi
Ynt: Ahiret gününe iman

Kâfirler Cehenneme gider
Sual: Bazı kimseler, ateist, Budist, ateşperest, Hıristiyan ve Yahudi Cennete girer diyorlar. Bunlar kâfir değil mi? Kâfir Cehenneme girmeyecek mi?
CEVAP
Bir hoca da, yukarıda bildirilen kâfirlerin hepsinin Cehennemlik olduğunu anlatınca, esnaftan birkaç kişi geliyor, (Hocam biz sizin görüşünüze katılmıyoruz. Kâfirlerin de Cennete gireceğini bildiren başka hocalar vardır) diyorlar. Hoca, (Bu benim kendi görüşüm değildir, zaten hiç kimsenin kendi görüşü dinde senet olmaz. Bu Allahü teâlânın, Kur’an-ı kerimde açıkça bildirdiği bir hükmüdür) diyor. Ama onlar, (Allah’ın açık bir hükmü olsa hiç öteki hocalar böyle söyler mi) diye itirazlarına devam ediyorlar. Onun için kâfirleri bile Cennete koymaya çalışanlara cevap olması için bu yazıyı yazmak zorunda kaldık.

Dinimizde dört delil var. Bunlardan kıyas-ı fukahayı ve icma-i ümmeti kaldırmaya çalışıyorlardı, sadece Kitap ve sünnet diyorlardı, son zamanlarda, Sünneti de devreden çıkarmaya çalıştılar. Sadece Kitap [Kur’an] kalmıştı. Demek şimdi Kur’an-ı kerime olan itimadı da sarsmaya çalışıyorlar.

Müslüman olmayan herkesin ebedi Cehennemlik olacağı hükmü, bizim görüşümüz değil, yüce Allah’ın kesin emridir, âyet ve hadislerle sabittir. Bunu inkâr eden Müslüman kâfir olur. Bu konuda yüzden fazla âyet vardır. Birkaçının meali şöyledir:
(Elbette, ehl-i kitaptan [Yahudi ve Hıristiyan] olsun, müşriklerden olsun bütün kâfirler Cehennem ateşindedir, orada ebedi kalırlar. Onlar yaratıkların en kötüsüdür.) [Beyyine 6]

(Sizden dininden dönüp kâfir olarak ölenlerin yaptıkları [iyi] işler dünya ve ahirette boşa gider. Cehennemde devamlı kalırlar.) [Bekara 217]

(Kâfirler için hazırlanmış olan ateşten sakının!) [Al-i İmran 131]

(Allah’a ve Resulüne karşı isyan edip sınırlarını [dinin hükümlerini] aşanı Allah ebedi kalacağı bir ateşe sokar.) [Nisa 14]

(Resule karşı gelip, müminlerin yolundan başka bir yola gideni, o yönde bırakır ve Cehenneme sokarız; orası ne kötü bir yerdir.) [Nisa 115]

(İnkârcıları, zalimleri Allah asla affetmez, onları içinde ebedi kalacakları Cehennem yoluna iletir. Bu da Allah'a kolaydır.) [Nisa 169]

(Allah, Meryem oğlu Mesîh’tir diyenler kâfir olmuştur. Allah, kendine ortak koşana Cenneti haram kılar; artık onun yeri ateştir ve zalimler için yardımcı yoktur.) [Maide 72]

([Allah, Şeytana] dedi ki: Yerilmiş ve rahmetten kovulmuş olarak, oradan çık, defol; and olsun ki sana uyanları ve sizin hepinizi Cehenneme dolduracağım.) [Araf 18]

(Kâfirlerin akıbeti ateştir.) [Rad 35]
(İçinde ebedî kalacağınız Cehenneme girin! Kibirlenenlerin yeri ne kötüdür.) [Nahl 29]

(Biz, Cehennemi kâfirler için bir zindan yaptık.) [İsra 8]
(Tartıları hafif gelip hüsrana uğrayanlar, Cehennemde ebedi kalır.) [Müminun 102,103]
(Allah’a ve Resûlüne inanmayan o kâfirler için çılgın bir ateş hazırladık.) [Fetih 13]

(Ey Nebi, kâfirlerle [kılıç ile] ve münafıklarla [öğüt ve vesikalarla] cihad et, [öğüt de kâr etmezse] onlara sert davran. Onların gidecekleri Cehennem, ne kötü yerdir.) [Tahrim 9]

(Cehennem, tagutları [kâfirleri] bekleyen yerdir.) [Nebe 21-22]
(Facirler [kâfirler] Cehennemdedir.) [İnfitar 14]

(Kâfirlere Cehennem ateşi vardır. Öldürülmezler ki ölsünler [de kurtulsunlar] Cehennem azabı da hafifletilmez. İşte biz, küfürde ileri gideni böyle cezalandırırız.) [Fatır 36]


Sual: Bir tanrıya inansa da, inanmasa da bütün gayri Müslimler Cehenneme gidecek mi? Bu konuda âyet var mı?
CEVAP
Bir çok âyet ve hadis vardır. Âyet-i kerimelerden bazılarının mealleri şöyledir:
(Kâfirler için hazırlanan, yakıtı insan ve taş olan ateşten sakının.) [Bekara 24]
(Âyetlerimizi yalanlayan kâfirler, Cehennemliktir, orada ebedi kalırlar.) [Bekara 39]

(Kötülükleri [günahları] kendilerini çepeçevre kuşatanlar Cehennemliktir, orada ebedi kalırlar.) [Bekara 81]

(İnkârcının [kâfirin] az bir süre rızkını verir, sonra onu Cehennem azabına maruz bırakırım. Orası ne kötü yerdir.) [Bekara 126]

(Allah’tan kork denilince işlediği günahlar sebebiyle daha çok gurura kapılan kimseye, Cehennem yetişir. Ne kötü yataktır orası.) [Bekara 206]

(İnkârcıların [kâfirlerin] dostları tâğuttur, onları aydınlıktan karanlığa sokar. İşte bunlar Cehennemliktir, orada ebedi kalırlar.) [Bekara 257]

([Mubah bilip] tekrar faizcilik yapanlar Cehennemliktir, orada temelli kalırlar.) [Bekara 275]

(İnkârcıların [kâfirlerin] malları da, evlatları da Allah indinde bir fayda sağlamaz [onları cezadan kurtaramaz.] Onlar Cehennem yakıtıdır.) [Al-i İmran 10]

(İnkârcılara de ki: Mağlup olacak ve Cehenneme sürüleceksiniz. Orası ne kötü bir yerdir!) [Al-i İmran 12]

(Allah’ın, hakkında hiçbir delil indirmediği şeyleri Ona ortak koşmaları sebebiyle, kâfirlerin kalblerine korku salacağız. Gidecekleri yer de Cehennemdir. Zalimlerin varacağı yer ne kötüdür!) [Al-i İmran 151]

(İnkârcıların diyar diyar [refah içinde] gezip dolaşmaları seni [ümmetini] aldatmasın! Bu [tez gelip geçen] az bir menfaattir, sonunda onların varacakları yer Cehennemdir. Orası ne kötü yerdir!) [Al-i İmran 196, 197]

(Âyetlerimizi inkâr edip kâfir olanları yarın [elbette] ateşe sokacağız.) [Nisa 56]

(Bir mümini [mümin olduğu için] kasten öldürenin cezası, içinde ebedi kalacağı Cehennemdir. Allah ona gazap etmiş, onu lanetlemiş ve onun için büyük bir azap hazırlamıştır.) [Nisa 93]

(İşte onların [Allah’ı bırakıp şeytanı dost edenlerin] yeri Cehennemdir; ondan kaçıp kurtulacak bir yer de bulamazlar.) [Nisa 121]

(İnkâr edip âyetlerimizi yalanlayanlar, Cehennemliktir.) [Maide 86]
(Âyetlerimizi yalanlayıp büyüklük taslayanlar, Cehennemliktir, orada temelli kalırlar.) [Araf 36]

(And olsun, Cehennem için birçok cin ve insan yarattık; onların kalbleri var ama anlamazlar; gözleri var, görmezler; kulakları var, işitmezler. İşte bunlar hayvanlar gibidir, hatta daha da aşağıdır.) [Araf 179]

(Kâfirlikte ısrar edenler Cehenneme toplanacaktır.) [Enfal 36]

(Müşriklerin, Allah'ın mescitlerini imar etmeye yetkileri yoktur. [Beğendikleri] bütün işleri boşa gidecek; ebedi olarak ateşte kalacaklardır.) [Tevbe 17]

(Cehennem, kâfirleri mutlaka kuşatacaktır.) [Tevbe 49]

(Şu gerçeği anlamıyorlar mı: Allah'a ve Resulüne karşı gelene muhakkak içinde ebedi kalınacak Cehennem ateşi vardır.) [Tevbe 63]

(Allah, erkek kadın münafık ve kâfirlere Cehennem ateşini ebedi olarak vaad etti. O ateş onlara yeter. Allah onlara lanet etti. Onlara bitmez tükenmez bir azap vardır.) [Tevbe 68]

(Ey nebi, kâfirlere karşı silahla, münafıklara delil ve hüccet getirerek cihad et. Onlara karşı sert davran. Onların barınağı Cehennemdir.) [Tevbe 73]

(Müşriklerin Cehennemlik oldukları belli olduktan sonra, akrabaları bile olsa, artık onlar için, Peygamber de, müminler de istiğfar edemezler.) [Tevbe 113]

(Şakiler [azaba maruz kalanlar] ateştedir, orada feci şekilde inleyip, solurlar.) [Hud 106]

(Şaşacaksan, onların, "Biz toprak olduktan sonra mı yeniden yaratılacağız?" demelerine şaşmak gerekir. İşte onlar Rablerini inkâr edenler, boyunlarına demir halka vurulanlardır. Onlar Cehennemliktir, orada temelli kalırlar.) [Rad 5]

(Sağlam söz verdikten sonra Allah’a verdiği sözde durmayanlara, Allah'ın emrettiği bağları koparanlara [akrabalık bağlarını kesenlere] ve yeryüzünde bozgunculuk yapanlara lanet olsun, kötü yurt, [Cehennem] onlaradır.) [Rad 25]

(Allah’ın nimetine nankörlük eden ve kavimlerini helâk yurduna [Cehenneme] sürükleyen [müşrikler] ler, oraya girecektir. Orası ne kötü bir karargahtır.) [İbrahim 28, 29]

(Kıyamette onları [kâfirleri] kör, dilsiz ve sağır bir halde yüzüstü haşrederiz. Onların varacağı ve kalacağı yer Cehennemdir.) [İsra 97]

(Biz Cehennemi kâfirlere bir konak olarak hazırladık.) [Kehf 102]
(Allah'tan başka taptıklarınız [putlar] ile birlikte siz Cehennem yakıtı olacaksınız.) [Enbiya 98]

(Âyetlerimizi bozmak için tartışanlar, fesat çıkaranlar, Cehennemliktir.) [Hac 51]

(Senden bir an önce azabın gelmesini isteyen kâfirleri Cehennem çepeçevre kuşatacaktır.) [Ankebut 54]

(Allah kâfirleri lanetlemiş ve onlara çılgın bir ateş hazırlamıştır.) [Ahzab 64]

(Kâfirler, zümreler halinde Cehenneme sürülür. Orada, bekçiler, “Size, Rabbinizin âyetlerini bildiren ve bugüne kavuşacağınızı ihtar eden resuller gelmedi mi” derler. Onlar, “Evet geldi” derler. Ama, azap vaadi [Elbette Cehennemi (kâfir olan) cin ve insanlarla dolduracağım vaadi] kâfirlerin üzerine gerçekleşmiştir.) [Zümer 71]

(Yoldan çıkanlar [kâfirler] Cehenneme odun olmuştur.) [Cin 15]
(Biz, kâfirler için zincirler, demir halkalar ve alevli bir ateş hazırladık.) [İnsan 4]

(Facirler [kâfirler] Cehennemdedir. Ceza gününde oraya atılan kâfirler, artık bir daha çıkamazlar.) [İnfitar 14-16]
 
Logged
« Yanıtla #23 : 03 Haziran 2007, 02:37:25 »

BeyazGolge

Ziyaretçi
Ynt: Ahiret gününe iman

Allah’ın azabı çok şiddetlidir
Sual: Bir yazar, Allah’ın rahmeti her şeyi kuşatmış diyerek mazlum Hıristiyanların Cennete gideceklerini, hatta şehid olacaklarını bildiriyor, rahmet âyetlerini yazıyor, azap âyetlerinden hiç bahsetmiyor. Böyle yapmak doğru mu?
CEVAP
İslamiyet, ifrat ve tefritten [aşırılıklardan] uzak bir dindir. Allahü teâlânın rahmeti bol olduğu gibi azabı da şiddetlidir. Mümin havf ve reca arasında olmalıdır. Havf, Allah’tan korkmak, reca da Allah’ın rahmetini ümit etmek demektir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Havf ve reca [korku ile ümit] arasında bulunan mümin, umduğuna kavuşur, korktuğundan emin olur.) [Tirmizi]

Hep Allah’ın azabından bahsedip insanları korkutmak doğru olmadığı gibi, hep Allah’ın rahmetinden bahsedip azabından hiç bahsetmemek de yanlıştır. Mümin, ikisi arasında olmalıdır! Yaşarken, havfı, ölürken recası daha fazla olmalıdır! Kur’an-ı kerimde mealen buyuruluyor ki:
(Kullarıma haber ver ki, ben gafururrahim olduğum gibi, azabım da çok acı, çok şiddetlidir.) [Hicr 49-50]

(Allah’ın azabı şiddetlidir.) [Bekara 211, Yunus 70, Rad 6,13, 34, Taha 127, Mümin 22, Haşr 7]
(Allah’ın azabının şiddetli olduğunu bilebilselerdi!) [Bekara 165]
(Elbette azabım çok şiddetlidir.) [İbrahim 7]

(İşte o gün, hükümranlık çok merhametli olan Allah’ındır. Kâfirler için de pek çetin bir gündür. O gün, zalim kimse ellerini ısırıp, “Vay başıma gelene, keşke Peygamberin yoluna uysaydım da falancayı [bâtıl yoldakini] dost edinmeseydim.) [Furkan 26-28]

(Allah ve Resulüne karşı gelen, bilsin ki Allah, azabı şiddetli olandır.) [Enfal13]
(Kurtuluşa erenler, Allah’a ve Resulüne itaat edip Allah’tan korkan ve sakınanlardır.) [Nur 52]

(İşlediklerinin cezası olarak, artık az gülüp, çok ağlasınlar.) [Tevbe 82]
(Allah katında en kıymetliniz, Ondan çok korkup sakınanınızdır.) [Hucurat 13]

(Allah’tan nasıl korkmak gerekiyorsa, öylece korkun.) [A.İmran 102]
(Sizden öncekilere de, size de Allah’tan korkmanızı tavsiye ettik.) [Nisa 131]

Müminun suresinin, (Rablerinin huzuruna çıkacaklarından kalbleri korku ile çarpar) mealindeki 60. âyetinde bildirilen kimselerin hırsız mı, zani mi olduğu sorulunca, Peygamber efendimiz buyurdu ki: (Bunlar, namaz, oruç ve zekat gibi ibadetlerini yerine getirdikleri halde “acaba ibadetlerimiz kabul olmadı mı” diye korkan kimselerdir.) [Tirmizi]
Yine buyurdu ki: (Allah korkusu, her hikmetin başıdır.) [Taberani]

Hıristiyanlara kucak açıp kiliselere gidip âyinlerine iştirak edenler, onların Cennete gideceklerini, hatta mazlumlarının şehid olacaklarını söyleyenler, şu âyetleri bilmiyorlar mı?

(Ey iman edenler, Yahudi ve Hıristiyanları dost edinmeyin! Onlar, [İslam düşmanlığında] birbirinin dostudur. Onları dost edinen de onlardan [kâfir] olur. Allahü teâlâ, [kâfirleri dost edinip, kendine] zulmedenlere hidayet etmez.) [Maide 51]

(Müminler, kâfirleri dost edinmesinler! Onları dost edinenler, Allah’ın dostluğunu bırakmış olur.) [A. İmran 28] [Kâfirlere kucak açanlar da, Allah’ın dostluğunu bırakmış olur.]

(Sen, onların dinine uymadıkça, Hıristiyanlar ve Yahudiler senden hoşnut olmazlar. De ki "Doğru yol, ancak Allah’ın [bildirdiği İslamiyet] yoludur.") [Bekara 120]


Sual: Bazı kimseler, hırsızların, hainlerin, ırz düşmanlarının, hatta gayri Müslimlerin bile affa kavuşacağını bildirip, azap âyetlerinden hiç bahsetmiyorlar. Allah’ın azabından bahsetmek yanlış mı?
CEVAP
İslamiyet, ifrat ve tefritten [aşırılıklardan] uzak bir dindir. Allah’ın rahmetini de azabını da bildirmek gerekir. Çünkü Allahü teâlâ Kur’an-ı kerimde kendi bildiriyor. Bunu gizlemek, örtbas etmek ihanet olur.

Ahirette kâfire af ve merhametin zerresi yoktur. Ebedi azap içinde kalacaklardır. Cennete girme şartı Müslüman olmaktır. Müslüman da havf ve reca arasında olmalıdır. Havf, Allah’tan korkmak, reca da Allah’ın rahmetini ümit etmek demektir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Havf ve reca arasındaki mümin, umduğuna kavuşur, korktuğundan emin olur.) [Tirmizi]

Hep Allah’ın azabından bahsedip insanları korkutmak doğru olmadığı gibi, hep Allah’ın rahmetinden bahsedip azabından hiç bahsetmemek de Kur’an-ı kerime aykırıdır. Mümin yaşarken havfı, ölürken recası daha fazla olmalıdır! Allahü teâlânın rahmeti çoktur. İki âyet-i kerime meali şöyledir:
(Ey günahta haddi aşanlar, Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin! Çünkü Allah, bütün günahları affeder. O, gafururrahimdir, affı, merhameti çoktur.) [Zümer 53]

(Kötülük edip, nefsine zulmeden, mağfiret dilerse, Allah’ı gafururrahim bulur.) [Nisa 110]

İki hadis-i şerif meali de şöyledir:
(Hak teâlâ buyurdu: Kulun günahı göklere kadar yükselse, tevbe ederse affederim.) [Tirmizi]
(Allahü teâlâ, kullarına bu kadının çocuğuna olan merhametinden daha merhametlidir.) [Buhari]

Allahü teâlânın rahmeti böyle çok olduğu gibi azabı da şiddetlidir. Kur'an-ı kerimde buyuruluyor ki:
(Elbette azabım çok şiddetlidir.) [İbrahim 7]
(Allah’ın kahrı da pek şiddetlidir.) [Nisa 84]

(Allah’a ve Resulüne itaat edip Allah’tan korkup sakınanlar, kurtuluşa erenlerdir.) [Nur 52]
(İşlediklerinin cezası olarak, artık az gülüp, çok ağlasınlar.) [Tevbe 82]

Şeyh Yahya Müniri hazretleri buyuruyor ki:
Allahü teâlâ, kerim, rahim olduğu gibi, azabı da şiddetlidir. Bu dünyada, çoklarına fakirlik ve sıkıntı veriyor. Çok kerim ve Razzak olduğu halde, çiftçilik sıkıntısı çekmeyene mahsul vermiyor. Herkesi yaşatan O olduğu halde, yiyip içmeyen kimseyi yaşatmıyor, ilaç kullanmayan hastaya şifa vermiyor.
Yaşamak ve mal sahibi olabilmek gibi dünya nimetlerinin hepsi için sebepler yaratmış, sebebine yapışmayana hiç acımayıp dünya nimetlerinden mahrum bırakmıştır. Ahiret nimetlerine kavuşmak da böyledir. Kâfirliği ve cahilliği, ruhu öldüren zehir yapmıştır. Tembellik de, ruhu hasta yapar. İlaç kullanılmazsa, ruh hastalanır, ölür. Tembelliğin ilacı da, namaz kılmaktır. Bir kimse, zehir yer ve (Allah rahimdir, rahmeti her şeyi kuşatmıştır, beni korur) derse, hastalanır, ölür. İshal olan müshil içerse, şeker hastası tatlı yerse, hastalık artar. O halde, Allahü teâlânın bildirdiği sebeplere yapışmamız gerekir.

“Allah’ın bizim ibadetimize ihtiyacı yok. İbadet yapan, boşuna sıkıntı çekiyor” veya “Ben içki içersem, zina edersem Allah’a ne zararı olur ki” diyen de çıkıyor. Böyle yanlış düşünen kimse, perhiz yapmayan hastaya benzer. Bu hastaya doktor, perhiz tavsiye ediyor. Bu ise, Perhiz yapmazsam doktora hiç zararı olmaz diyerek, perhiz yapmıyor. Evet doktora zararı olmaz, fakat kendine zarar vermektedir. Doktor, kendine faydası olduğu için değil, onun hastalıktan kurtulması için, perhiz yapmasını tavsiye etmiştir. Doktorun tavsiyesine uyarsa şifa bulur, uymazsa ölür gider.
 
Logged
Sayfa: 1 2 [3] 4   Yukarı git
Etiket:
Ahiret gününe iman
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Benzer Konular
Konu Başlığı Başlatan Yanıtlar Görüntülenme Son Mesaj
Çeçen Mülteciler Yararına Mantı Gününe Davet Güncel Haberler esedullah 0 57 Son Mesaj 10 Mayıs 2007, 22:45:22
Gönderen: esedullah
Allah'a iman Dinimizi Ögrenelim « 1 2 3 4 » BeyazGolge 28 303 Son Mesaj 03 Haziran 2007, 02:22:20
Gönderen: BeyazGolge
Kitaplara iman Dinimizi Ögrenelim BeyazGolge 0 198 Son Mesaj 03 Haziran 2007, 02:24:15
Gönderen: BeyazGolge
Peygamberlere iman Dinimizi Ögrenelim BeyazGolge 0 82 Son Mesaj 03 Haziran 2007, 02:25:11
Gönderen: BeyazGolge
Kaza ve Kadere iman Dinimizi Ögrenelim « 1 2 3 » BeyazGolge 21 557 Son Mesaj 03 Haziran 2007, 02:54:44
Gönderen: BeyazGolge
geçte olsa diger sevgililer gününe ii bir yazı Yay Burcu RedGirl 0 82 Son Mesaj 14 Ocak 2008, 16:55:42
Gönderen: RedGirl
geçte olsa diger sevgililer gününe ii bir yazı Akrep Burcu RedGirl 0 60 Son Mesaj 16 Ocak 2008, 13:52:39
Gönderen: RedGirl
Rusya çarşamba gününe kadar çekiliyor Güncel Haberler Haberci 0 4 Son Mesaj 07 Ekim 2008, 23:00:58
Gönderen: Haberci
Taciz tutanağına ahiret soruları girdi Güncel Haberler Haberci 0 4 Son Mesaj 10 Ekim 2008, 15:43:17
Gönderen: Haberci
Powered by SMF 1.1.7 | SMF © 2006-2008, Simple Machines LLC |







Bu Sayfa 0.33 Saniyede 21 Sorgu ile Oluşturuldu
Sitemap
1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42,